MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6352 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, savcılık iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 23.11.2012 tarihli hüküm hukuken geçersiz olup, katılan vekilinin mühür bozma suçundan 26.04.2012 tarihinde verilen karara yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 23.11.2012 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde “beraat” kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddeleri gereğince sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 20/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy