Tebliğname No : 2 - 2013/206822
MAHKEMESİ : İ.. M..
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2012/1204 (E) ve 2013/103 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, anılan Kanunun Geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, kurum tarafından belirlenen kaçak tüketim miktarı ile bilirkişi tarafından belirlenen miktar arasında farklar bulunduğundan “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, miktar belirtilmeden gerekli bildirimde bulunulup, yasal süre geçirilip yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Kanunun 51/2. maddesinde yer alan "Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir" hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı TCK'nun 168.maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, yasal bir indirim nedeninin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme koşulu olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağı dolayısıyla yasaya uygun olmadığı gözetilmeden sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan belirlenen hapis cezasının tazmin koşulu ile ertelenmesine ve bedelin ödenmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi,
3- Sanık hakkında verilen özgürlüğü bağlayıcı ceza ertelendiği halde 5237 sayılı TCK.nun 51/3 maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy