Tebliğname No : KYB - 2015/73058
Hırsızlık suçundan sanık E.. K..’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2008 tarihli ve 2004/291 esas, 2008/2 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.02.2015 gün ve 2015-4436/13075 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2015 gün ve 2015/73058 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. maddesinde yer alan, “Suç tarihinden önce, para cezasına veya tedbire çevrilmiş olsa dahi, hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olanlar hakkında, hükmolunan otuz güne kadar (otuz gün dahil) hürriyeti bağlayıcı cezalarla, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olanların mahkum edildikleri kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar yukarıki bentlerde yazılı ceza veya tedbirlerden birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın diğer suçu olan mala zarar verme suçundan dolayı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre hükmolunan 2 ay 20 gün hapis cezasının, suçun işlendiği tarih itibarıyla adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasından çevrili para cezasına mahkûm edilmiş olması sebebiyle, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, bu husus kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemiştir.
Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hırsızlık suçunun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki
seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.11.1999 gün ve 1999/4-200,254 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasa'nın 4. maddesinin 2. fıkrasındaki ceza veya tedbire çevirme zorunluluğuna ilişkin düzenlemede, “suç tarihinden önce para cezasına veya tedbire çevrilmiş olsa dahi özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olma” ön koşulu, 18 yaşını tamamlamış olan kişilerin otuz güne kadar hürriyeti bağlayıcı cezaları yönünden geçerli olduğundan, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, mala zarar verme suçundan 765 sayılı Yasa'nın 516/2-3, 522/1, 55/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 20 gün hapis cezasının, 647 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmediği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy