MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 24.04.2013 yerine 19.08.2013 şeklinde yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000,00 Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Yasa'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, mağdurun 17.12.2013 günlü duruşmada suç tarihinde evinden saat 22.30’da çıktığını ve saat 23.30’da evine geldiğinde hırsızlık olduğunu anladığını beyan ettiği, UYAP'tan alınan Güneş’in doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 19.59’da başlayıp, saat 04.08’de sona erdiği, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi gereğince görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenmesi gereken avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy