MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Sanık ...’in ve ... yönünden Av. ...’nun temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içerisinde sanık ... yönünden vekaletnamesi bulunmayan Av. ..., sanık ... hakkında kurulan hükümleri, 19.03.2014 tarihinde temyiz etmiş ise de, gerek dosyada gerekse UYAP kayıtlarında sanık tarafından Av. ...'na verilen bir vekaletnamenin bulunmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.12.2014 tarihli eksikliği giderme yazısında sanık ... tarafından Av. ...'na verilen bir vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa vekaletnamenin eklenerek, dairemize gönderilmesi için dosyanın iade edildiği, mahkeme tarafından Av. ...'na yapılan tebligat üzerine sanık ile bahsi geçen avukat arasında vekalet ilişkisinin varlığını gösteren herhangi bir belgenin sunulmadığının anlaşılması karşısında, sanık ... adına hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan Av. ...’nun temyiz istemi ile SEGBİS aracılığı ile hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen 18.03.2014 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 03.04.2014 tarihinde temyiz eden sanık ...’in temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekilerin ikametlerinden 14.07.2013 günü ayrıldıklarını ve komşularının 17.07.2013 günü saat 17:00 sıralarında araması üzerine suçtan haberdar olduklarını beyan ettikleri, sanık ...’in soruşturma aşamasında ikamete gece vakti girdiklerini beyan etmesine karşın mahkeme huzurunda saati tam olarak hatırlamadığını, ancak iftar saati gibi olduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; şüphenin sanık lehine yorumlanarak suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da kararda gösterilmeden, sanık hakkında TCK’nın 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 325.maddesi uyarınca bozmanın temyiz istemi reddedilen sanık ...’e de SİRAYETİNE, 28/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy