MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında daha ağır cezayı içeren Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.09.2008 tarih ve 2008/59-364 EK sayılı kararına konu hırsızlık suçundan verilmiş 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.08.2008 tarih ve 2008/453-394 EK karar sayılı kararına konu mala zarar verme suçundan verilen 4 ay hapis cezasının mükerrirliğe esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, CMK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ve hüküm tarihine kadar yapılan sanık başına düşen yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan ayrı ayrı tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
I) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken eylemin geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK'nın 143. maddesinin, teşebbüs hükümlerine ilişkin aynı Yasa'nın 35. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında TCK'nın 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında; konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde ''TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına'', karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık ...’nın yürütülen soruşturma kapsamında eşgal bilgilerine uygun olması nedeniyle yakalandığında kolluk görevlilerine kendisini “...” olarak tanıttığının anlaşılması karşısında; beyan ettiği kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması halinde eyleminin TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira; bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan hayali bir kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde ise, anılan Kanun'un 206/1. maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşacağı gözetilerek, kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olup olmadığına dair herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalandığı sırada başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan sanığın, 08.10.2013 tarihli tutanak içeriğine göre parmak izi karşılaştırması yapılacağı sırada ve ismini verdiği kişi ile ilgili soruşturma başlatılmadan önce gerçek kimliğini açıkladığının anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 269/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy