MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mağdurun, evinin yakınındaki boş araziye park ettiği kamyonun kilitli olan mazot deposu kapağının metal bir cisim vasıtasıyla zorlanmak suretiyle açılarak depoda bulunan mazotun çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması,
2- Suça sürüklenen çocuğun, kamyonun deposundan mazot çalmaya çalışırken, suça konu yakıtın bir kısmının da yere dökülmesi sebebiyle mağdurun tasarruf olanağının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
3- Mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, karşılanması gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, mağdurun 16.07.2009 tarihli duruşmada alınan ifadesinde ise, olaydan sonra diğer suça sürüklenen çocukların babalarının zararı tazmin ettiğini beyan etmesine karşın zararın ne zaman giderildiğinin kesin olarak anlaşılamaması karşısında, öncelikle zararın ne zaman giderildiği tespit edilerek kovuşturma başlamadan önce zarar giderilmiş ise 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin, aksi halde aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
4- 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmü uyarınca, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken ilk hükümde uygulanmamasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması suretiyle hükmün değiştirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 13/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy