MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinin bu suç yönünden itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazla ilgili gerekli kararın mahallince yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından aynı Kanunun 35. maddesi uyarınca ¼ oranında indirim yapılırken 2 yıl hapis yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 4 ay hapis cezasına, devamla 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanıklar hakkında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılırken sevk maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi, mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 02/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy