Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 522, 55/3 ve 59. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 15/10/2008 tarihli ve 2007/242 esas, 2008/346 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde suça sürüklenen tarafından suç işlenmesi nedeniyle dosyanın yeniden ele alınması üzerine, önceki hükmün açıklanmasına ilişkin ... Çocuk Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli ve 2013/546 esas, 2014/424 sayılı karar aleyhine ...ca verilen 12/05/2015 gün ve 2015/9686/30629 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2015 gün ve 2015/176997 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. fıkrasında yer alan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur… Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” Şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, dolayısıyla denetim süresinin işlemeye başladığı 25/11/2008 tarihinde ilama konu suça ilişkin zamanaşımı süresinin durduğu, çocuğun deneme süresi içerisinde 15/06/2009 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli ve 2009/2443 esas, 2014/301 sayılı kararına konu hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını işlediği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11/09/2014 tarihli ve 2014/13666 esas, 2014/17601 sayılı kararında belirtildiği üzere, zamanaşımı süresinin 2. suçun işlendiği tarihte yeniden başlayacağı, bu durumda ikinci suçun işlendiği tarih ile 02/12/2014 olan hüküm tarihine kadar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. ve 104. maddelerinde öngörülen kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 15/10/2008 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, hükmün 25/11/2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 16/06/2009 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek; suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 25/02/2005 ile karar tarihi olan 02/12/2014 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, ... Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen, 02/12/2014 gün ve 2013/546, 2014/424 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 09/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.