MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 36/1. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmünün failin icra hareketlerini bitirme olanağı varken iradesi ile pişmanlık duyarak kendiliğinden eylemine son vermesi veya icra hareketlerini sürdürme ya da sonucu gerçekleştirme olanağı bulunduğu halde gönüllü olarak neticenin meydana gelmesini önlemesi halinde uygulanabilen bir yasa normu olduğu; somut olayda, sanığın, müşteki ...’e ait minibüse camı itekleyerek girmesi, değerli bir şey bulamadığından bir şey çalmadan ayrılması biçiminde gelişen eyleminde, gönüllü olarak vazgeçtiğini gösteren herhangi bir delil bulunmadığından, uygulama imkanı olmayan 5237 sayılı TCK'nın 36. maddesinin tartışılması gerektiğine ilişkin, tebliğnamenin (II) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mağdur ...’a yönelik eylemde; sanığın savunmasının aksini gösteren mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmaması karşısında; sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-İddianame ile sanık hakkında müşteki ...'e yönelik eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinin uygulanması talebi ile dava açıldığı halde, aynı Kanun'un 142/1-c. maddesinin uygulanma ihtimaline göre ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-c. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 28/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy