MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içeriğine göre, konut dokunulmazlığını bozma suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, hırsızlık suçu açısında da eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle müştekinin zararının oluşmadığı, kayden sabıkasız olan sanık hakkında CMK’nın 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken ‘Sanığın geçmiş hali, tekerrüre esas olmamakla birlikte sabıkalı oluşu gözetilerek bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 21/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy