Hırsızlık suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 -b (3 kez) ve 143 (2 kez), maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis (2 kez) ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2010 tarihli ve 2005/623 esas, 2010/833 sayılı kararının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05/11/2013 tarihli ve 2012/13712 esas, 2013/31785 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 18/03/2015 tarihli ve 2005/623 esas, 2010/833 sayılı karara karşı yapılan itirazın, 05/03/2005 ve 21/03/2005 tarihlerinde işlenen suçlar yönünden kabulüne dair İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/206 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.06.2015 gün ve 2015/11699/37807 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 gün ve 2015/219394 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına ilişkin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli ve 2005/623 esas, 2010/833 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/206 değişik iş sayılı kararı ile hükümlünün 05/03/2015 ve 21/03/2015 tarihlerinde cezaevinde olduğu, atılı suçlardan beraat etme ihtimalinin bulunması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 311/1 -e maddesi gerekçe gösterilerek kabulüne karar verilmiş ise de,
Sanığın 22/05/2005 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, suç tarihlerinde Buca Cezaevinde tutuklu bulunduğunu beyan ettiği, Buca Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 11/08/2005 tarihli yazısında da sanığın 02/03/2005 îla 02/05/2005 tarihlerinde cezaevinde tutuklu bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında, bu durumun 5271 sayılı Kanunu'nun 311/1 -e maddesinde düzenlenen "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2010 tarihli ve 2005/623 esas, 2010/833 sayılı kararının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05/11/2013 tarihli ve 2012/13712 esas, 2013/31785 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi nedeniyle hukuka aykırılığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi kapsamında anılan Dairenin onama kararlarına karşı itiraz yoluna başvurularak giderilebileceği gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 13 Ceza Dairesinin 05/11/2013 tarih ve 2012/13712 esas, 2013/31785 karar sayılı kararı ile yapılıp ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesinin gerektiği gözetilerek, kanun yararına bozma incelemesinde, Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin görevli olması nedeniyle Daire'mizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.