MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince soruşturma aşamasında müdafii olarak görevlendirilen Av. ...'ın görevinin iddianamenin kabul kararı verilmesi ile birlikte sona erdiği, ayrıca kovuşturma aşamasında sanığın müdafii istemediğini belirttiği gibi 5560 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK' nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı ve mahkemece de sanığa müdafii atanmadığı anlaşılmakla; soruşturma aşamasında sanığa Baro tarafından atanan Av. ...'ın sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıkların temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy