Hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 62, 522 ve 523. maddeleri gereğince 1 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2009 tarihli ve 2004/718 esas, 2009/244 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni suç işlediğinden bahisle önceki hüküm açıklanarak 765 sayılı Kanun'un 492/1, 62, 522 ve 523. maddeleri gereğince 1 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 03/04/2014 tarihli ve 2014/241 esas, 2014/178 sayılı karar aleyhine ...Bakanlığınca verilen 07.10.2015 gün ve 2014/ 19690/63894 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2015 gün ve 2015/341457 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;Dosya kapsamına göre,
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı ve denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, aynı maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alınarak, sanığın, geceleyin müştekiye ait evin balkonunda asılı bulunan halıyı yere indirip götürmeye kalkışması şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibarıyla, 765 sayılı Kanun'un 492/1. maddesi kapsamında kaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 7, 5252 sayılı Kanun'un 9. maddelerine göre lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının, suçun işlendiği 04/06/2004 tarihinde işlemeye başlayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/04/2009 tarihi itibariyle durduğu, kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 19/05/2011 günü yeniden işlemeye başlayarak suç ve hükmün açıklandığı 03/04/2014 tarihleri arasında dolduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kayden 06/11/1986 doğumlu olan sanığın, suç tarihi olan 04/06/2004 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla, 15/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun uzlaşma hükümlerini düzenleyen 24. maddesinin 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilmeden önceki ilk halinin, çocuklar bakımından alt sınırı iki yılı aşmayan hapis cezaları için uzlaşma yoluna başvurulmasını öngördüğü cihetle, yargılama konusu suç bakımından uzlaşma işlemleri yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza kanununun indirimi yapılmadan karar verilmesinde,
4- 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/2. maddesi gereğince sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 16/03/2009 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, hükmün 24.04.2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 19.05.2011 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek;
Suça sürüklenen çocuğun geceleyin şikayetçiye ait evin balkonunda asılı bulunan halıyı yere indirip götürmeye kalkışması şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibarıyla, 765 sayılı TCK'nın 492/1. maddesi kapsamında kaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddelerine göre lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 04/06/2004 ile karar tarihi olan 03/04/2014 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İZMİR) 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03/04/2014 gün ve 2014/241, 2014/178 sayılı kararın , 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, bozma sonucuna göre (iki, üç, dört nolu) kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy