Hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1-son, 61, 522, 2253 sayılı Kanun’un 12/2-2 ve 647 sayılı Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 1.100,00 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 26/11/2007 tarihli ve 2006/811 esas, 2007/611 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk ...’nun, 765 sayılı Kanun’un 492/1-son, 61, 522, 2253 sayılı Kanun'un 12/2-2 ve 647 sayılı Kanun’un 4/1. maddeleri gereğince 1.100,00 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 18/02/2015 tarihli ve 2014/662 esas, 2015/119 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/10/2015 gün ve 2015-20637/66583 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2015 gün ve 2015/350087 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayımızda sanık hakkında ... Çocuk Mahkemesinin 26/11/2007 tarihli ve 2006/811 esas, 2007/611 sayılı ilamına konu ilk kararın itiraz edilmeksizin 25/12/2007 tarihinde kesinleştiği, ... Çocuk Mahkemesinin 22/10/2014 tarihli ve 2014/765-999 sayılı kararma konu 2. suçun ise 09/09/2008 tarihinde işlendiği ve söz konusu bu kararın 20/11/2014 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanşımı süresinin 09/09/2008 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, kararın verildiği 18/02/2015 tarihi itibarıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/5.maddesinde ‘denetimli serbestlik süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde davanın düşmesine karar verilir’ hükmü gereğince, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik süresi içerisinde işlemiş olduğu suçtan dolayı ...Çocuk Mahkemesinin 22.10.2014 tarih ve 2014/765-2014/999 sayılı ilamı ile 4.000,00 lira adli para cezasına mahkum olduğunun anlaşılmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23.maddesinin 6.fıkrasındaki hapis cezasına mahkum olma koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verildiği hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.