MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının mala zarar verme suçu yönünden aleyhe, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu açısından lehe olarak temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
“Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 25.12.2013 günlü tebligat belgesi içeriğine göre, tebliğ işleminin CMK'nın 35/3 . maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı anlaşıldığından, 31.03.2015 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak yapılan tebliğ üzerine yaptığı 01.04.2015 tarihli temyiz isteminin ve 21.11.2013 tarihli karara yönelik Cumhuriyet savcısı için öngörülen 30 günlük temyiz süresinin son gününün cumartesi gününe gelmesi nedeniyle sürenin son gününün 23.12.2013 olduğu, bu nedenle o yer Cumhuriyet savcısının temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve daha evvelden sorgusu yapılmış olan sanığın mahkemece CMK'nın 196/5. maddesine göre karar duruşmasına getirilmesine gerek görülmediğine zımnen karar verildiğinin kabulünün gerektiğinden tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I) Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan temel ceza tayin edilirken hüküm fıkrasında uygulama maddesinin TCK’nın 116/2-4 yerine 116/1-4 olarak, suç adının da iş yeri dokunulmazlığını bozma yerine konut dokunulmazlığını bozma olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tekerrüre esas alınan Gelendost Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2005 tarih 2003/75 Esas 2005/11 Karar sayılı ilamına konu 2 yıl 6ay 6 gün hapis cezasının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 28.05.2012 tarih 2012/3781 Esas sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı; ancak sanığa ait adli sicil kaydındaki 12.04.2007 tarihinde kesinleşip 11.07.2014 tarihinde infaz edilen Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2006 tarih 2006/119 Esas 2006/194 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen 3 yıl hapis cezasından ibaret olan mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine, “12.04.2007 tarihinde kesinleşip 11.07.2014 tarihinde infaz edilen Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2006 tarih 2006/119 Esas 2006/194 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen 3 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen Gelendost Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2005 tarih 2003/75 Esas 2005/11 Karar sayılı ilamına konu 2 yıl 6ay 6 gün hapis cezası nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın Korkuteli ilçesi Çomaklı Beldesi Belediye hizmet binasındaki emlak işleri odasına ait pencere camını kırması şeklindeki eyleminin TCK'nın 152/1-a maddesinde tanımlanan ''kamu malına zarar verme'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 152/1-a maddesi yerine 151/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2- Tekerrüre esas alınan Gelendost Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2005 tarih 2003/75 Esas 2005/11 Karar sayılı ilamına konu 2 yıl 6ay 6 gün hapis cezasının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 28.05.2012 tarih 2012/3781 Esas sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı; ancak sanığa ait adli sicil kaydındaki 12.04.2007 tarihinde kesinleşip 11.07.2014 tarihinde infaz edilen Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2006 tarih 2006/119 Esas 2006/194 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen 3 yıl hapis cezasından ibaret olan mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy