MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, sonuç ceza olarak adli para cezasına hükmedilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince adli para cezası ertelenmesine karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki bu husustaki düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dairemizin 11.03.2015 tarih ve 2015/2683-5115 sayılı ilamı ile 19.12.2013 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmesi ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen katılan kurumun gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılarak sanığa usulüne uygun olarak bildirimde bulunulmadığı belirlenmekle;
Katılan kurumun gerçek zararı, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunularak makul bir süre verilip sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
19.12.2013 tarihli ilk hükmün sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edildiği nazara alınarak, sanığın 21.10.2011 ve 13.05.2012 tarihli kaçak su kullanma tutanakları ile abone olmadan boru takarak kaçak su kullandığının tespit edilmesine göre sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy