MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2008 gün ve 831 – 1324 sayılı kararının tekerrüre esas olduğu halde, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya kapsamına göre; yakınanın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde suça konu halının, işyerinin önünde teşhir amaçlı sergilenen yerden alındığını söylemesi ve olay yeri inceleme raporundan da halıların sergilendiği yerin işyerinin eklentisi niteliğinde olduğuna dair bir delil de bulunmaması karşısında, yakınana ait halının iş yerinin önündeki sergi kısmından açıktan çalındığının anlaşılması nedeniyle sanıkların eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Yakınanın iddianamenin kabulü tarihinden sonra verdiği dilekçe ile kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde zararının giderildiğini söylemesine karşın zararın ne zaman giderildiğinin anlaşılamaması karşısında, öncelikle zararın ne zaman giderildiği tespit edilerek kovuşturma başlamadan önce giderildiğinin tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması, aksi halde aynı Yasa'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, zararın soruşturma aşamasında giderildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Sanık ...'in 10/10/2012 tarihli celsedeki lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim sebebini de kapsamasına karşın bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.