MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 17/06/2011 tarihli beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin yapılan incelemesinde;
6352 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, katılan vekilinin mühür bozma suçundan 17/06/2011 tarihinde verilen karara yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından açılan kamu davası üzerine, katılan vekilinin 14/02/2011 havale tarihli dilekçe ile sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu yönünden katılma talebinde bulunduğu, bu dilekçeye istinaden katılma kararı verildiği ve mühür bozma suçundan katılma istemi ve katılma kararının olmadığı anlaşılmakla, mühür bozma suçundan verilen kararı temyize hakkı bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 14/07/2014 tarihli beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin yapılan incelemesinde;
1- Katılan kurum görevlilerince 16/03/2010 tarihli sayaç mühürleme tutanağı ile enerjinin borçtan dolayı kesilerek sayacın mühürlendiği, 19/03/2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile de "sayacın faz giriş çıkış uçları ters bağlantı yapılarak sayacın geri dönmesini sağlayarak" kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmasında, söz konusu evi 2009 yılı ortalarında kiraladığını, 2010 yılı Şubat ayında ise evden çıktığını, anahtarı da ev sahibi ... akrabası ... teslim ettiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, ev sahibi ... da soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, evi 2 yıl öncesinde sanığa kiraladığını, 6-7 ay önce de evden çıktığını, evden çıktığından haberinin olmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın savunmasında belirttiği . ... ile ev sahibi ... tanık olarak dinlenip, tutanak tarihinde sanığın suça konu sayacın bulunduğu evde ikamet edip etmediği de araştırılıp bu husus kesin olarak belirlenerek, yine tüketim föyüne göre 22/10/2009 ile 17/02/2010 tarihleri arasında hiç tüketim olmaması hususu da sanığa sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle "bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, miktar belirtilmeden çıkartılan ihtar ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy