MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin 11/11/2009 tarihli ilk yargılama sırasında alınan ifadesinde; sanığın oğlunun, olaydan bir hafta sonra zararı giderdiğini söylemesi ve suç tarihinin 29/09/2009 günü olup bir hafta sonrasının da 06/10/2009 tarihi olması ile sanığın yakalanma tarihinin 08/10/2009, iddianamenin kabul tarihinin ise 13/10/2009 günü olması karşısında; zararın tam olarak ne zaman giderildiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre, eğer zararın kovuşturma başlamadan önce yani 13/10/2009 tarihinden önce giderildiğinin tespit edilmesi halinde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması, aksi halde aynı Yasa'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise;
Sanık hakkında TCK'nın 142/1-b ve 168/2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezasından aynı Yasa'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, “10 ay” yerine hesap hatası sonucu "8 ay" hapis cezasına hükmolunarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy