MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Düşme, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat kararı ile hırsızlık suçundan verilen şikayet yokluğundan düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/2 ve 116/1, 119/1-c, 31/2 maddelerindeki hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli dava zamanaşımının suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 10/10/2013 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen şikayet yokluğundan düşme kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk ...'in şikayetçi ...'e ait motosikleti ve şikayetçi...'in yurtdışından döndüğünde 10.10.2013 tarihinde kolluk görevlilerince alınan beyanında bildirdiği diğer ev eşyalarını çaldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığı ancak, diğer suça sürüklenen çocuk ...'nin beyanları ile de doğrulanan suça sürüklenen çocuk ...'in aşamalardaki savunmaları, tanık ...'ın beyanları ve kolluk görevlilerince tutulan 07.05.2013 tarihli olay tutanağı içeriğinden, suça sürüklenen çocuk ...'in şikayetçiye ait düz kontak yapılmış ve plakası çıkarılmış haldeki motosikleti diğer suça sürüklenen çocuk ...'den alarak kullandığı ve polisi görmesi üzerine de motosikleti terk ederek kaçtığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı nitelendirme ile olayda uygulanma koşulları bulunmayan aynı Kanunun 146/1. maddesi uyarınca şikayet yokluğundan davanın düşürülmesine karar verilmesi,
3- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Kabule göre de;
Suça konu motosikletin mağdur sıfatıyla dinlenen ...'e ait olmadığı, ...'in kardeşi ...'e ait olduğu ve şikayetçi ....'in 10.10.2013 tarihli ifadesinde de şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kullanma hırsızlığı suçundan şikayet yokluğundan yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy