MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa göre sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması, her iki fıkrada öngörülen cezanın aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
06.04.2012 tarihli ‘‘Olay, Yakalama ve Üst Arama Tutanağı’’ başlıklı tutanağa göre, yakalandığında hırsızlığa konu eşyaları .....sokak, no:21 sayılı adresteki tadilat aşamasındaki binadan aldığını kabul edip, suça konu eşyaların eksiksiz olarak mağdura iadesini sağladığı anlaşılan sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Hırsızlık eyleminin yapıldığı yerin.....lojmanında bulunmakla birlikte mağdurun şirketine ait malzemelerin konulduğu depo olarak kullanıldığı nazara alındığında sanığın eyleminin TCK’nın 116/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy