MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan 30.03.2012 tarih, 293-307 sayılı hüküm ile bu hükme karşı yapılan sanığın temyiz başvurusu geçerli olduğundan, sanığın mühür bozma suçundan 30.03.2012 tarih, 293-307 sayılı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2012 tarihli iade kararı sonrasında karşılıksız yararlanma suçundan 05.11.2013 tarih, 589-758 sayılı hükümlere yönelik temyizi üzerine mühür bozma suçundan 30.03.2012 tarih, 293-307 sayılı, karşılıksız yararlanma suçundan 05.11.2013 tarih, 589-758 sayılı hükümlerin yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Sanık hakkında birleştirme kararı verilerek yargılamaya devam olunan 21.11.2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle 18.03.2013 tarihinde karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davası hakkında hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresi içerisinde mahkesince karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itrazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 gün, 2015/1121-2016/111 sayılı kararıda nazara alındığında, suça konu mühürleme tutanaklarını düzenleyen ... A.Ş.'nin, mühürleme tarihlerinden önce 15.08.2008 tarihinde özelleştirildiğinin anlaşılması karşısında, mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, ne özelleştirme uygulamaları hakkındaki 4046 sayılı Kanunda, ne 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 14.03.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, ne de başka bir özel Yasada özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden, mühür bozma suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II- 19.04.2010, 06.12.2010, 11.01.2011, 13.01.2011 tarihlerinde kaçak elektrik kullandığı belirlenen sanık hakkında ayrı ayrı tutanak tanzim olunarak, 19.04.2010 tarihli suç tutanağı nedeniyle ayrı, 06.12.2010, 11.01.2011, 13.01.2011 tarihli suç tutanakları nedeniyle de suçun tek olduğu kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu, 05.03.2012 tarihli alınan elektrik bilirkişi raporunda her kaçak elektrik tutanağı için kullanım süreleri dikkate alınarak ayrı ayrı kaçak elektrik kullanım bedellerinin belirlenmiş olması karşısında, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa her bir tutanak için elektrik bilirkişisi tarafından belirlenen (19.04.2010 tarihli tutanak için 272.90 TL, 06.12.2010 tarihli tutanak için 1500.95 TL, 11.01.2011 tarihli tutanak için 213.74 TL, 13.01.2011 tarihli tutanak için 12.24 TL) kaçak elektrik kullanım bedelleri aynı ayrı belirtilmek suretiyle, her bir tutunak için ayrı ayrı belirlenenen kurum zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince ödediği tutanağa ilişkin açılan dava hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verileceğine dair bildirimde bulunularak, sonucuna göre de sanığın her bir tutanak için bilirkişi tarafından belirlenen bedelleri ödeyip ödemediği kurumdan da sorulmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanığa hangi şekilde hesaplandığı anlaşılamayan 1.887.72 TL'yi ödemesi konusunda ihtarat yapılarak, karşılıksız yararlanma suçundan eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy