MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜM : Sanık ... hakkında hırsızlık ve kasten yaralama, diğer sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, anne-oğul olan sanıklar ... ve ...'ın, katılanın işlettiği markete, kendisinden alacaklarını istemek amacıyla geldikleri, katılan ile aralarında tartışma çıkması üzerine diğer sanık ...'ın da olay yerine geldiği, yaşanan arbede sırasında sanık ...'ın katılanı yüzünde sabit iz kalacak şekilde kasten yaraladığı, bu arada sanık ...'in “kamera var” şeklinde bağırması üzerine sanıklar ... ve ... güvenlik kamerasının bağlı olduğu bilgisayar kasasını sökerek olay yerinden ayrılmaları şeklinde gelişen olayda;
Sanıklar ... ve ..., sanık ...'ın katılanı yaralama eylemine iştirak ettiklerine dair bir delilin bulunmadığı, yine sanıklar tarafından katılana zorla senet imzalatıldığı ve hakaret edildiği iddiaları hakkında ise, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakaret ve senedin yağması suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dolayısı ile katılana ait bilgisayar kasasını almaları şeklindeki eylemlerinin, kendi işledikleri veya işlenişlerine iştirak ettikleri bir suçun delillerini yok etmeye yönelik olmamakla birlikte, katılanın işyerinde meydana gelen tartışma ve yaralama olayının delillerini yok etmeye ya da gizlemeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; eylemlerinin TCK'nın 281/1. maddesinde düzenlenen suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanıklar ... ve ... bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
b-Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak;
Sanığın katılanı elindeki demir çubuk ile yaraladıktan sonra, sanık ...'ın “kamera var” şeklinde bağırması üzerine kameranın bağlı olduğu bilgisayar kasasını sökerek alması şeklindeki eyleminin, katılana yönelik kasten yaralama suçunun delillerini yok etmeye yönelik olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 281/1. maddesindeki suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturacağı, ancak maddenin 2. cümlesindeki “Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükümlerine göre ceza verilmez” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, sanık hakkında CMK'nın 223/4. maddesine göre “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Diber ve ... müdafii ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy