MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın hırsızlık suçuna konu eşyaları çaldığı kamyonun park halinde olup, kapılarının kilitli olmadığını, açık vaziyette olduğunu savunması karşısında, sanığın bu yöndeki savunmasının aksine kanıt bulunmadığı da gözetilerek sanığın eyleminin TCK'nın 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Dosya içerisindeki 29.08.2013 tarihli tutanağa göre; saat 13.30 sıralarında şüpheli şahıs ihbarı gelmesi üzerine olay yerine giden kolluğun sanığın elindeki poşette ne olduğunu sorması üzerine oto teybi ve güneş gözlüğü olduğunu, uyumak için bir kamyona girdiği ve sabah saat 05.00 sıralarında uyandığında girdiği kamyondan aldığını söylemesi karşısında UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.25 olduğu, gece vaktinin saat 05:25'de bittiği, bu nedenle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın saat 13.45 de şüphe üzerine yakalandığı olayda elindeki suç eşyalarının yerini gösterebileceği bir kamyondan çaldığını ve eylemi saat 05.00 sıralarında gerçekleştirdiğini söylemesi karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden sanık lehine teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4- Kolluk tarafından düzenlenen tutanak ve dosya içeriğine göre, müştekiye ait gözlük ve oto teyibini çalan sanığın, kolluk ekibi tarafından şüphe üzerine yakalandıktan sonra, sanığın suça konu eşyaları aldığı yeri söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 05.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy