MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Firma çalışanı ... ve firma yetkilisi katılan ...'ın suça konu malzemelerin kapısı kilitli şantiye binasından çalındığını beyan etmeleri karşısında mahkemenin suçun TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-26/04/2013 tarihli kolluk tutanağına göre, sanığın suça konu malzemelerle birlikte saat 21.30’da şüphe üzerine yakalandığı, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, suç tarihinde gece vaktinin saat 20.43’te başladığı, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-26/04/2013 tarihli kolluk tutanağı içeriğinden, sırtında çuvalla görülen sanığın şüphe üzerine yakalandıktan sonra, malzemeleri aldığı yeri göstermek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.