MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar
verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 09.12.2014 tarihli dilekçesi ile "cezasının onanmasına" karar verilmesi yönündeki isteğinin; "onama" yetkisi Yargıtay'a ait bulunduğundan, "temyizden vazgeçme" olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
1- Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmediği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içerisindeki olay yeri inceleme raporu içeriği ile görgü tespit tutanağı kapsamına ve müştekinin eşya anlamında bir zararının bulunmadığını beyan etmesine göre, suça konu işyerine zarar verilmeden sadece cam sökülmek suretiyle girildiğinin anlaşılması karşısında; unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.