MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, koşulları oluşmadığından ve lehe olan hükümlerin uygulanması talebi de bulunmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 51. ve 62. madelerinin uygulanmaması yönünden verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın savunmasında, mağdurdan alacağı olduğunu, bu sebeple hırsızlık yaptığını ileri sürdüğünün ve mağdurun da bu hususda bir beyanı olmadığının anlaşılması karşısında, mağdurdan bu husus sorularak, sonucuna göre atılı hırsızlık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği ve bu kapsamda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 144/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy