MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkındaki iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken sanığın doğrudan TCK'nın 116/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde önce TCK'nın 116/1. maddesi ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ardından da aynı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu neticeten 10 ay hapis cezası yerine, 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca; cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve belirlenecek sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı ve bu hususun kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilmeden iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında denetim süresinin 8 ay olarak belirlenmesi ve mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında denetim süresinin 3 ay 10 gün olarak belirlenmesi,
b-İş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Yasa'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme ile ilgili kurulan denetim süresine ilişkin bölümün hükümlerden çıkartılarak cezası ertelenen sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçu açısından 5237 sayılı TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve her iki hüküm fıkrasında hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça konu cep telefonlarından bir kısmının sanığın yer göstermesi sonucu rızasıyla soruşturma aşamasında iade edildiğinin anlaşılması karşısında, yargılama yapılırken kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı şikayetçiden sorulup sonucuna göre sanık hakkında hırsızlık suçu açısından TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.