MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
29/03/2013 tarihli görgü tespit tutanağında tel örgünün alt tarafı kırılmak suretiyle eğildiğinin belirtilmesi ve katılanın olay nedeni ile maddi zararının olduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamenin bu hususları içeren bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1329 Esas-2011/1959 Karar sayılı ilamındaki "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilmiş ve 08/12/2011 tarihinde kesinleşmiş 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy