MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... müdafii, sanıklar ... ve ...'ın, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, mahkemenin 08/04/2014 gün ve 2013/ 196 Esas - 2014/ 23 Karar sayılı ek kararı ile reddine karar verildiği ve ek kararın ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında, ... ... ve sanık ... yönünden temyiz kapsamının hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu, sanık ... yönünden temyiz kapsamının ise hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Her bir sanık ve ... yönünden ayrı ayrı hüküm tarihine kadar yapılan (zorunlu müdafii gideri dışında kalan) yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderleri, sanıklardan ve suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan ve suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteminin reddine ilişkin 08/04/2014 gün ve 2013/ 196 Esas - 2014/ 23 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların hırsızlık suçunu işlemek amacıyla rızası hilafına mağdurun işyerine geceleyin girmekten ibaret eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde müstakil bir suç olarak tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu nazara alınarak sanıklar hakkındaki temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesiyle temel ceza belirlenip daha sonra aynı Kanun maddesinin (4.) fıkrasıyla arttırım yapılması, sonuca etkili görülmediğinden; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III- ... ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu işlemek amacıyla rızası hilafına mağdurun işyerine geceleyin girmekten ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde müstakil bir suç olarak tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu nazara alınarak ... hakkındaki temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesiyle temel ceza belirlenip daha sonra aynı Kanun maddesinin (4.) fıkrasıyla arttırım yapılması, sonuca etkili görülmediğinden; onsekiz yaşını tamamlamamış olan ... ... hakkında 18/04/2013 tarihli, 24/04/2013 tarihli ve 03/05/2013 tarihli oturumların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemesine açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının yargılama giderleriyle ilgili “37. no'lu” bölümündeki “492,00 TL zorunlu müdafii gideri ile” kısmının çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanıklar ... ve ... soruşturma aşamasındaki savunmalarında, bir kısım suça konu eşyaları sakladıkları yeri tarif yoluyla beyan etmeleri üzerine kolluk görevlilerince belirtilen yerde 1 adet fotoğraf makinesi, 2 adet el feneri ve 2 adet çakının bulunarak mağdura iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle mağdurdan, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy