MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde katılanın evine kilidi kırılmak suretiyle girilip bir adet altın bilezik, iki adet altın saat, bir adet alyans, altı adet sahte bilezik ve iki adet kol saatinin çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, tek delilin katılanın suça sürüklenen çocuğu kollukta bulunan fotoğrafından teşhis etmesi olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle mümkünse suça sürüklenen çocuk duruşmaya çağrılarak ve katılan ile yüzleştirilerek, yüzleştirmenin mümkün olmaması durumunda suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğrafları temin edilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuğun 08.06.2012 tarihli talimat duruşmasında katılanın zararını karşılamak istediğini beyan ettiği, ancak 06.07.2010 tarihli oturumda cezaevinde olmasına rağmen zararı gidermesini içeren talimatın konutunun bulunduğu adrese yazılması ve yerine getirilememesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun bulunduğu yere bir kez daha talimat yazılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
4- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, mala zarar verme suçundan belirlenen hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1.fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy