MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000,00 Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Yasa'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçeli kararda suç tarihinin 26.10.2013 yerine 28.10.2013 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuk ...’in 18 yaşını doldurmadığı halde 25.03.2014 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması giderilmesi olanaklı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...’in 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma sırasında öğretmen olan bilirkişinin beyanı ile yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy