MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan 22/07/2013 tarihli raporda hırsızlık suçunun farik ve mümeyyizi olduğunun saptanmasına karşın, 04/09/2013 tarihli duruşmada dinlenen sosyolog bilirkişinin, suça sürüklenen çocuğun, yaşı çok küçük olması sebebiyle işlediği fiilin suç oluşturduğunu tam anlayamadığını beyan etmesi karşısında; iki tespit arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak söz konusu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de suç tarihi itibariyle nüfus kaydına ve tüm dosya kapsamına göre 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...’e hırsızlık suçundan tayin olunan cezadan 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılması gerekirken aynı Yasa'nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.