MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun gece vakti sayılan saat 02.20 sıralarında müştekinin ikametine girerek bir şey alamadan kaçması biçiminde gerçekleşen olayda, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlali suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 3 ay 9 günlük durma süresi de çıkartılarak) suçun işlendiği tarih olan 18/06/2011 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun gece vakti sayılan saat 02.20 sıralarında müştekinin ikametine girerek bir şey alamadan kaçması biçiminde gerçekleşen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 35 maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinde düzenlenen "suçların gece vakti işlenmesi"nin, suçların daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 11 yıl 3 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesi uyarınca hakkında hırsızlık suçu yönünden suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, 05/06/2011 tarihinde gerçekleşen başka olay nedeniyle alınan uzman hekim raporu ile yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy