MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 22/11/2013 tarihli duruşmada, bilirkişinin suça sürüklenen çocuğun davranışlarının hukuki sonuçlarını algılayabileceği, kendisini ifade edebilecek sözel, bilişsel ve zihinsel olgunlukta olduğu, yaşının özelliklerini gösterdiği ve beyanlarına itibar edilebileceği görüşünü bildirmesi karşısında tebliğnamedeki bu hususa ilişkin (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, atılı suçların farik ve mümeyyizi olduğuna dair alınan raporla yetinilerek hüküm kurulması,
2-Tanık ... ve müşteki ...’ın beyanlarına göre her iki eylemin saat 05.30 sıralarında işlendiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, suç tarihinde gece vaktinin saat 04.55’te sona erdiğinin anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın sırasıyla 142/1-b,143,168/1 ve 31/2. maddelerine göre belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezası üzerinden yine aynı Yasa'nın 50/1-a. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevirirken 4.500 TL yerine hesap hatası sonucu 4.700 TL adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini ,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında, mağdur ...’e yönelik eyleminden hüküm kurulurken, mağdurun soruşturma aşamasında, evinden çalınan bir şeyin olmadığına dair beyanı karşısında, eylemin teşebbüs aşamasına kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde tamamlanmış suç kabul edilerek fazla ceza tayini,
5-Katılan ...’ın evinden bir adet çakmak çaldığını ikrar eden suça sürüklenen çocuğun, katılana yönelik hırsızlık eylemi tamamlandığı halde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
6-Kabule göre; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...’e yönelik hırsızlık suçundan dolayı kurulan hükümde, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükmünün, yaş küçüklüğüne ilişkin TCK'nın 31/2. maddesinden önce uygulanarak, aynı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy