MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen 23.01.2008 tarihli kararın sanığın verdiği en son adresden farklı bir adrese 06.09.2008 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında, sanığın 10.10.2008 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin karar tarihi olan 23.01.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
1-Hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Turgutlu A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan hükmün açıklandığı 23.01.2008 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Dosyada mevcut, Milli Savunma Bakanlığı Askerlik Şubesi Başkanlığı’nın 25.03.2014 tarihli yazısında sanık hakkında Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesince düzenlenen 03.03.2013 tarihli sağlık raporu ile sanıkta ‘‘ileri derecede anti sosyal kişilik bozukluğu’’ olduğunun tespit edilmesi üzerine terhis edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın 5237 sayılı TCK'nın 32. ve 57. maddeleri uyarınca suç tarihi olan 04.10.2006 tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya önemli derecede olmamakla birlikte fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden heyet raporu alınmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27/03/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy