MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının ''çocuk mahkemesi sıfatıyla'' görülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1 maddesinde yer alan ''Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.'' şeklindeki düzenlemeye de aykırı olarak her ne kadar diğer celselere katılmamış ise de 09/01/2014 tarihli ilk celseye Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
II-01/10/2013 tarihli bozma ilamımızda belirtildiği üzere “yakınanın şikayet dilekçesinde minibüsteyken bir çocuğun elini cebine uzattığını gördüğünü beyan etmesi karşısında yakınana suça sürüklenen çocuğun teşhisi yaptırılıp olay saatinde suça sürüklenen çocuğun minibüste olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi” gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
III- Kabule göre ise;
1-Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, aynı Yasa'nın 142/2-b. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/2-b, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, "2 yıl 1 ay" yerine hesap hatası sonucu "1 yıl 13 ay" hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy