MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10.maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2.fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan şikayetçinin, bilinen en son adresinin soruşturma aşamasında bildirdiği "... mah. ... cad.... halı saha karşısı”" adresi olduğu, mahkemece şikayetçi adına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyenin ise "... Gazinosu ..., ....” adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak tebliğ edilemediğinden mahkemesine iade edildiği, akabinde mernis adresine yazılan talimatın tanınmadığından Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebliğine rağmen şikayetçinin gelmemesinden bahisle iade edildiği, şikayetçinin CMK’nın 234/2-b.1 maddesine aykırı olarak usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği anlaşılmakla, şikayetçinin bildirdiği ve bilinen son adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde ise şikayetçinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (mernis adresi) belirlenerek gerekçeli kararın bu adrese tebliği ile buna ilişkin tebliğ evrakı ile birlikte, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesi ve ek tebliğname düzenlenmesi,
2- Suça sürüklenen çocuğa CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerekli ise de, suça sürüklenen çocuğun yakalama emri üzerine savunmasının alındığı 23.02.2014 tarihi itibariyle 18 yaşını doldurması nedeniyle zorunlu müdafii atanmasının gerekli olmaması ve suça sürüklenen çocuğun da savunmasını kendisinin yapacağını beyan ederek müdafii olmaksızın savunma yaptığı ve atanan müdafiiden haberdar olmadığı anlaşılmakla, zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii suça sürüklenen çocuk lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa da, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi ve suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 27.03.2014 tarihli kararın müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinin suça sürüklenen çocuğa tebliği ile temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra incelenmek üzere dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 21/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy