MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanığın, katılana ait işyerinden 500 TL para, 500 TL değerinde cep telefonu kontörü ve bir kaç cep telefonu çaldığı iddia edilen olayda, tanık ... tarafından olayın nasıl gerçekleştiği anlatılırken, işyerinin önüne bir aracın gelip durduğu, içindeki şahsın çağırdığı, bu şahsın konuşarak kendisini oyalarken görmediği diğer bir şahsın işyerine girip suça konu eşyaları çaldığını söylediği, öte taraftan tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, olayın faili olarak teşhis ettiği sanığı, kendisi katılana ait işyerinde otururken, kasa yanından bir miktar para alırken gördüğünü, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, kendisi işyeri kapısının önünde otururken, sanığı tezgah üzerinden para alırken gördüğünü, sanık para alırken tanık ...'nun kontör yükleme işi yaptığını ifade ettiği olayda, her iki tanık ifadeleri arasında, suçun nasıl işlendiğine ilişkin oluşan farklılıklar giderildikten, suça konu eşyalar arasında cep telefonu ve kontörü bulunmakla, çalınan cep telefonlarına sanığın hattını takmış olabileceği veya kendi nüfus cüzdanıyla telefonları satmış ve yine sanığın suça konu kontörleri kendi telefon hattına yüklemiş veya başkalarına satmış olabileceği gözetilerek, İMEİ numaraları tespit edilecek cep telefonlarıyla yapılan iletişim kayıtları ile seri numaraları tespit edilecek cep telefonu kontörlerinin hangi telefon hatlarına yüklendiğine ilişkin kayıtların getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hırsızlık suçunun, işyerine girildikten sonra işlendiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.