MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmeden, her suçtan hüküm kurulduktan sonra sanık hakkında 58. maddenin uygulanması karşısında anılan tekerrür hükümlerinin her suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiş,TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içeriğine, olay yeri krokisi, görgü tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları ve bilirkişi incelemesine göre müştekinin iş yerinin yan taraflarında iki farklı iş yerine ait duvarın bulunduğu ancak ön kısmının açık olduğunun anlaşılması karşısında iş yeri önünde açık alana bırakılan suça konu eşyaların çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 141/1 maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-b maddesiyle hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Her ne kadar bilirkişi raporunda suç eşyalarının çalındığı yerin iş yeri sınırları içinde kaldığı belirtilmişse de dosya içinde bulunan olay yeri krokisi , görgü tespit tutanağı, olay yeri fotoğraflarına göre suça konu malların iş yeri önüne açık alana bırakıldığının anlaşılması karşısında işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden bu suçtan da hükümlülük kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy