(5237 S. K. m. 51, 141, 142, 168)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana borcu nedeniyle verdiği senedi bakmak ve ödemek bahanesi ile alarak ödemeden gitmesi ve sonradan senedi aldığını inkar etmesi şeklinde sübut bulan eylemi zilyetliğin henüz devredilmemiş olması nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğundan suça konu eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, olayın katılana ait evin avlusunda gerçekleşmesi nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden hakkında aynı Kanun'un 141/1. maddesiyle basit hırsızlık suçundan eksik cezaya hükmolunması ve ayrıca TCK'nın 51/2. maddesinde yer alan "Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir" hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, TCK'nın 168. maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, yasal bir indirim nedeninin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme koşulu olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağı gözetilmeden sanık hakkında belirlenen hapis cezasının tazmin koşulu ile ertelenmesine karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy