MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların, hırsızlığın gerçekleştirildiği yer olarak benzin istasyonunun yanındaki bina vasfında olan depo tarzı bir yeri göstermeleri ve aşamalardaki beyanlarının da bu yönde olması, ayrıca suça konu paraların içinde bulunduğu bahşiş kutusunun da kilitli olması karşısında, mahkemenin eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu olarak nitelendirmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine katılınmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin 1. fıkrasına göre hakim, somut olayda; bu fıkrada yedi bent halinde sayılan hususları ve aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeleri gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. Cezanın iki sınır arasında tayin ve takdiri mahkemenin yetkisi içinde ise de, hakim bu takdir hakkını adalet ve nesafet kuralları ile sınırlı olarak kullanmalıdır.
Somut olayda "suçun işleniş şekli ve önemi, suça sürüklenen çocukların kastının yoğunluğu, arz ettiği tehlike hali ve birlikte birçok başka hırsızlık olayına da karışmaları" gerekçe gösterilmiş ise de, suça konu paranın miktarının 109,20 TL olduğu ve bu miktarın satın alma gücüne göre çok yüksek olmadığı gözönüne alındığında, adalet ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuklar hakkında en üst sınırdan yazılı şekilde ceza tayini,
2- Suça sürüklenen çocukların aşamalardaki beyanlarından suçun saat 03.00 sıralarında gece vakti işlendiği anlaşıldığı halde, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 26/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.