MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tüm apartman sakinlerinin yararlandığı ve ortak kullanımlarında bulunan bodrum katındaki kömürlüklere girmesi ile tek bir konut dokunulmazlığını bozma suçunun oluştuğu gözetilmeden eylemlerin ayrı ayrı suç kabul edilmesi ile sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan bir kez mahkumiyeti yerine beş kez mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.05.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Sanığın aynı apartmanda, ayrı dairelerde ikamet eden müştekilere karşı müştekilerin konutlarının eklentisi niteliğinde olan, muhkem kapı ve özel kilitleri bulunan kömürlüklerinden hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eylemin tek bir konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle, hükmün bu suç yönünden bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz. Şöyle ki;
Konut dokunulmazlığını bozma suçu 5237 sayılı TCK’nın 116. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun genel kast ile işlenmesi yeterli olup özel suç kastı aranmamıştır. Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen ya da rızasıyla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut veya eklentinin bulunması suçun unsurlarından birisi ve adeta ön koşuludur. Bu nedenle, öncelikle konut ve eklenti kavramları üzerinde durulmalıdır.
Konut; kişilerin, devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli yerlerdir. Eklenti ise, konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek, konuta bağlı veya çok yakın ek yapılar ya da yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, teras, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir.
Bir yerin eklenti sayılabilmesi için, bu yeri kullanan ve tasarruf edenlerin başkalarının izinsiz girmelerini istemediklerine ilişkin iradelerini açık veya ölçülü biçimde açıklamaları gerekir. Eklenti veya konut sahipleri, bu yerlerin kendilerine ait olduğunu, izinsiz girilmesinden rahatsızlık duyacaklarını dış dünyaya yansıtmalıdırlar. Tahsis gayesinin bazı maddi engellerle belirtilmesi yeterlidir. Konut veya eklentisi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ile yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir. Örneğin; bahçenin etrafına çekilen duvar, izinsiz girişi önleyecek bir engel olduğu gibi, kapı önüne yapılan sahanlık veya avluyu çevreleyen ve çit görevini yapan çiçeklik ya da sınıra açılan hark, asılan “girilmez” yazısı bu yere girmenin istenmediğini gösteren belirtilerdir.
Öte yandan konut dokunulmazlığını bozma suçu, kişi hürriyeti aleyhine işlenen suçlardandır. Bu suçun temel vasfı, kişi özgürlüğüne karşı işlenmiş olmasıdır. Korunan, mülkiyet, zilyetlik vs. tasarruf hakkı olmayıp, burada oturma nedeniyle kişi özgürlüğüdür. Yasa koyucu konutla birlikte, konutu korumada zaruri bulunan eklentiyi de ayrıca korumuş, eklentiye girenin de cezalandırılması gerektiğini kabul etmiştir. Bir yerin eklenti olup olmadığını belirlerken dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta, o yere girilmekle kişi, huzur ve güvenliğinin bozulup bozulmayacağının tespitidir. Girilmesi veya girildikten sonra çıkılmaması konutta oturanların huzur ve sükununu bozmuş ise o yer eklenti kabul edilmelidir.
Eklentiye girilmekle, kişi huzur ve güvenliğinin, özgürlüğünün, bozulup bozulmadığı; girenin amacı, davranışı, giriş nedeni ve olayın akışı içinde ihlal ettiği hukuki yarar ve korunması gereken çıkar nazara alınarak saptanmalıdır. Yasa koyucu suçun oluşmasında “saike” yer vermemişse de suç; eklentiye sahibinin rızası dışında girilmekle oluşacağından, “rıza” üzerinde de ayrıca durulmalıdır. Eklenti sahibinin rızasıyla bu yere girilmesi halinde suç oluşmayacaktır. Eklentiye girmenin gizli veya hile ile olması, konut sahibinin rızası olmadığını göstermekte ve alenen girme halinde men edileceğinin delilini teşkil etmektedir. Rızanın varlığı veya yokluğu; failin davranışlarına, amacına, giriş nedenine göre tespit edilmelidir. Reel ve olaysal koşullar, gelenekler nazara alınmalıdır.
Bu itibarla; eklentiye girmede, burayı kullanma ve tasarruf etme hakkına sahip olanların rızalarının tespiti yönünden, sanığın davranışları değerlendirilmeli, giriş amacı araştırılmalı, olaysal olarak değerlendirilme yapılmalıdır.
Yukarıda izah edildiği üzere apartman giriş kapısından sonraki koridorların, merdiven ve merdiven boşluklarının daire giriş kapısı ön kısımlarının apartmanda oturanlara ait ortak eklenti, hangi kat sahibine ait olduğunu gösterir (daire no’su gibi) muhkem kapısı ve özel kilidi bulunan odunluk veya kömürlük ise ilgili kat malikinin konutunun eklentisi olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda sanığın beş ayrı müştekinin dış dünya ile bağlantısı kesilecek ve müştekilerin huzur ve sükunlarının bozulmasını engelleyecek şekilde muhkem kapıları ve ayrıca müstakil kilitleri bulunan ve ilk bakışta ayrı kişilere ait olduğu kapılarının üzerinde daire numalarını gösterir belirtiler bulunması nedeniyle, kolaylıkla anlaşılabilecek durumdaki kendilerine ait apartman dairelerinin eklentileri niteliğindeki kömürlüklerden hırsızlık yapmaya çalışmaları şeklindeki eyleminde sanık tüm müştekilere karşı ayrı ayrı konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlediğinden hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken, anılan suçtan sanığın bir kez cezalandırılması gerekçesiyle hükmün bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy