MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde tebliğe çıkarılması, ancak 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılmasının gerektiği; somut olayda sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan mernis adresine gönderildiğinden, yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın 31/01/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi; yine hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi; yine hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Olay tarihinde soruşturması ayrıca yürütülen şikayetçi ...'ın ... Bankası Yeşilköy şubesinde bulunan hesabına, internet bankacılığı üzerinden erişim sağlanarak, bu hesaptan 19.800 TL'nin katılan ...'ın ...Bankası Bursa şubesinde bulunan hesabına havale edildiği, ardından katılanın bu hesabına, internet bankacılığı üzerinden erişim sağlanarak 5.000 TL'nin ... ismine havale edildiği, yine aynı şekilde katılanın döviz hesabı bozdurularak 8.100 TL'nin sanık ... ismine, 6900 TL'nin de yine ... ismine havale edildiği, ...'un aynı gün gelen parayı banka şubesinden çektiği, ancak...'un bankaya müracaat etmemesi nedeniyle söz konusu paranın katılanın hesabına iade edildiği, ... A.Ş'nin 12/05/2009 tarihli yazısında katılanın hesabına müdahale edilmesi sırasında kullanılan IP numarasının sanık ...'a tahsis edildiğinin belirtildiği somut olayda;
Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmasında; internet bankacılığını kullanmayı bilmediğini, çevresinde bu tarz düzeyde internet üzerinden bankacılık veya başka işlem yapma kapasitesine sahip kimsenin bulunmadığını, diğer sanığı tanımadığını, başka kişilerin IP'sine girerek bu eylemi gerçekleştirmiş olabileceğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; EFT işleminde kullanılan sanığa ait IP numarasının taklit edilerek (kopya edilerek) başka bir bilgisayar ve internet bağlantısı kullanılarak anılan havale işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği konusunda bilişim sisteminin işleyişi ve internet bankacılığı konusunda uzman bilirkişilerden denetime olanak verecek biçimde ayrıntılı bir rapor alınarak ve yine sanıkların birbirleriyle bağlantısının bulunup bulunmadığı da araştırılıp sonucuna göre tüm deliller çerçevesinde sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy