MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Gerekçeli kararda; sanık hakkında cezanın alt sınırdan tespit edildiği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında cezaların teşdiden belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, somut olayda, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçundan dolayı maddi bir zararın doğmadığı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun da niteliği itibariyle zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı anlaşılmakla; sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “...mağdurun uğramış olduğu zararın sanık tarafından giderilmemiş olması nedeniyle...” şeklindeki dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesine göre hakkındaki hapis cezaları ertelenen ve TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca hakkında denetim süresi belirlenen sanığın aynı Kanun'un 51/4. maddesi gereğince harhangi bir yükümlülüğe tabi tutulup tutulmadığının kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.