MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 116/1-4 ve 119/1-c maddelerine uyan hırsızlık ve konut dokunulmazlığı bozma suçlarında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 143, 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen "suçların gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi"nin, suçların daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Karar başlığındaki suç tarihinin 13/04/2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, hüküm sanık veya onun lehine temyiz edilmiş olsa bile lehe aleyhe ayrımı yapılmaksızın her yönden temyiz incelemesi yapılır, ancak bozmadan sonra kurulacak hükümle tayin edilecek ceza miktarı önceki hükümde saptanan ceza miktarını aşamaz, halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hakkın sadece sonuç cezanın süresi bakımından dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla;
1-... hakkındaki konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Somut olayda, ilk hükmün temyizi üzerine Dairemizin 17/06/2014 tarihli ilamı ile konut dokunulmazlığını bozma suçunun gece sayılan zaman diliminde ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle TCK’nın 116/4, 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre mahkemece bozma doğrultusunda, konut
dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/4, 119/1-c, 31/2., 62 maddeleri gereğince doğru hükmün kurulmasından sonra, CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek önceki cezanın niteliği ve miktarına göre, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-... hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Somut olayda, ilk hükmün temyizi üzerine Dairemizin 17/06/2014 tarihli ilamı ile hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçunda TCK’nın 143/1 maddesinin uygulanması gerektiği ve etkin pişmanlık koşullarının bulunmaması nedeniyle TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçeleri ile bozulduğu, buna göre mahkemece bozma doğrultusunda, hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b, 143/1, 31/2, 62. maddeleri gereğince doğru hükmün kurulmasından sonra, CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek önceki cezanın niteliği ve miktarına göre, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuğun suça konu apartmanın merdiven boşluğunda bulunan 30 TL değerindeki tüpü çalması şeklinde gerçekleşen olayda ... hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy