MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, suça konu olan oturduğu dairenin bulunduğu binada şantiye elektriği kullanıldığını, binanın yeni yapılması sebebiyle sayaçların olmasına karşın aboneliğin yapılmadığını, bir süre abonesiz olmakla birlikte sayaçlı olarak elektrik kullandıklarını, ancak kısa bir süre sonra aboneliği yaptırdığını savunduğu ve dosya içeriğinden suç tarihinden 24 gün sonra aboneliğinin yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle sanığın savunmasında belirttiği hususun araştırılarak aboneliğe iskanın olmaması vb. bir idari durumun engel olup olmadığının tespiti ile savunmasının doğrulanması karşısında karşılıksız yararlanma kastı bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceği; savunmasının doğrulanmaması durumunda ise, meskende yapılan denetimde düzenlenen 18.10.2014 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında “zati sayaçtan enerji kullanıldığının” belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, kolluk araştırması da yaptırılarak sanığın bu evde hangi tarihten itibaren oturduğu konusu netleştirilip, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılmak suretiyle sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığın suça konu evdeki oturma süresi araştırılmadan kaçak kullanım süresini 90 gün olarak kabul eden ve buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuyla yetinilmesi; ayrıca kaçak kullanım süresinin tespitinden sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda da 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesinin yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihine kadar işlenen suçlar hakkında uygulanabileceği, anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlarda ise 5237 sayılı TCK'nın 163/3 ve 168/5 maddelerine göre uygulama yapılması gerektiği dikkate alınmadan, kovuşturma aşamasında zararı gideren sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak cezasında indirime gidilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy