MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça konu tutanağa ilişkin daha önce Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarih ve 2013/949 – 2014/476 sayılı dosyasında sanığın eşi Nilgün Doğan hakkında yapılan kovuşturmada, mahkemece mahallinde 26.12.2013 günü yapılan keşif sırasında dinlenen mümzi tanık Haluk Özel’in beyanında “Olay tarihinde tutanak adresinde yaptığımız kontrolde düz borudan su kullanıldığını tespit edip, tutanağı düzenledik, ancak kapıyı açtıramadığımız için boruyu söküp mühürleme işlemini yapamadık, sadece kapının kırık camından gördüğümüz kadarıyla fotoğrafını çektik, düz boru beze sarılı vaziyette gizlenmeye çalışılmıştı” diyerek tutanak içeriğini doğruladığı, keza keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda meskenin kapalı olduğu, mesken girişine bakıldığında su tesisatının binanın girişinin sağında merdiven altında, Meskide kaydı bulunan sayacın halâ yerinde takılı olmadığı ve suyun kullanımda olmadığının anlaşıldığı, kaçak su tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki m3 bazında su tüketim ekstresinin, davaya konu olay yerinde su kesik olduğundan Meski kayıtlarında bulunmadığından mukayese de yapılamadığı, ancak sayaca girmeden, düz boru bağlanarak su kullanılmasının açıkta görülen kaçak su kullanma yöntemlerinden olduğundan bu tür kaçakların tespiti yapılırken yanılgı payı olmayacağı, ayrıca Meski görevlileri tarafından olay anının fotoğrafla tespitinin yapıldığı, keşif anında bu fotoğrafların olay yeri ile karşılaştırıldığında, tespitin doğru olduğunun belirtildiği, yine dosya içerisindeki Sayaç Söküm / Bağlama Tutanağına göre 15215601no’lu abonede kurulu 1044060 no’lu sayacın 11.04.2013 tarihinde söküldüğü ve dosya kapsamından bu tarihten sonra aynı nedenle düzenlenen birden fazla tutanak bulunduğu, hatta mahkemece incelemesi yapılan Mersin 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarih ve 2013/504 - 2014/453 sayılı dosyasında sanık hakkında 14.05.2013, 13.06.2013 ve 13.07.2013 tarihli tutanaklara ilişkin birleştirilen eylemlerle ilgili TCK’nın 163/3, 43/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyete karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında düzenlenen iddianame kapsamında yer almayan dosya içerisindeki 13.08.2013, 12.09.2013 ve 11.11.2013 tarihli diğer tutanakların akıbeti sorulup, açılmış dava varsa birleştirilerek, tüm deliller birlikte değerlendirilmeden ve yukarıda anılan bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği hususu kararda tartışılmadan, suçun sabit olduğunun kabulü halinde dava konusu suçun işlendiği tarihin, kesinleşen suçların iddianame tarihinden önce olduğu da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy