MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 07/11/2007 tarihli hükmün ev adresine 11/03/2008 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu tarihte sanığın cezaevinde olması nedeniyle yapılan tebliğin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin 09/08/2014 tarihli temyiz isteminin öğrenme tarihi itibariyle süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, müştekinin beyanına göre gündüz vakti müştekiye ait evin kapısını zorlamak suretiyle evdeki ziynet eşyalarını çalması biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 102/3, 104/2. maddeleri ile, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/2, 151/1, 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri uyarınca, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 30/05/1999 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 28/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy